İnternetin Geleceği

İnternet artık tartışılmaz bir şekilde dünyanın en büyük bilgi kaynağı. Sadece bilgilendirme değil neredeyse bütün sosyal aktivite ve eğlence araçlarını da üzerinde bulunduran bu devasa soyut varlık daha ne kadar büyüyebilir diye düşündünüz mü hiç?
Sizin gördüğünüz ya da bildiğiniz anlamda internet buz dağının tepesi kadar altında ise karmaşık terimler, teorik fikirler ve akla hayale sığmaz hedeleri barındırıyor. İşte biz de bakalım internetimiz gelecek 5, 10, 15 yıl içinde nasıl bir değişime uğrayacak?

5 YIL SONRA

Google Yöneticisi Eric Schmidt’e göre 2022 yılında dünyadaki herkes internete kavuşabilecek. 2017 yılında bu oran dünya genelinde %49,7. Buna göre dünya nüfusunun yarısından fazlası internet kullanmıyor ya da kullanamıyor. Elbette bu oranı etkileyen yaş, finansal durum, coğrafi konum, ülke yasaları gibi pek çok etmen mevcut. Lakin oran az geldiyse şunu da ekleyelim ki 17 senede dünyada internet kullanımı %936 oranında artış göstermiş.

Schmidt’in bahsettiği %100’e ulaşmak ise yakın zamanda bu alanda çalışmalara başlayan Facebook, Google gibi teknoloji firmalarının tüm dünya genelinde bedava, hızlı ve kolay erişilebilir internet sunma çabaları sonucu olacak bir ihtimal. Bunların yanında kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve internet servis sağlayıcıları da konu hakkında çaba gösterecekler.

Öte yandan şu anda internet telefon, tablet ya da bilgisayardan ulaşılan bir ortam iken yakın zamanda çamaşır makinesinden kapı kilitlerine kadar evimiz ve ofisimizdeki her şey üzerinden internete bağlanabileceğiz. Zaten Nesnelerin İnterneti çalışması kapsamında bu nesnelerin pek çoğu halihazırda internet bağlantısına sahip ancak bunlar belli amaca hizmet etmek için aldıkları bu özellikleri çok sınırlı derecede kullanıyor. Teknoloji araştırma firması Gartner’ın 2015 yılında yaptığı bir tahmine göre Nesnelerin İnterneti ile şu anda 1 miyarın biraz üzerinde olan bu cihazlar 2022’de 25 milyarın üstüne çıkacak. Kaldı ki bir diğer araştırma firması Morgan Stanley’in aynı konudaki rakam tahmini 2022’de 75 milyar cihaz.

10 YIL SONRA

Tarihler 2027’yi gösterdiğinde internet artık şu ankinden daha gözardı edilemez bir kavram olarak hayatımıza işleyecek. O kadar ki artık insanlar internet üzerinde yeni dijital uluslar oluşturabilecekler. Benzer ilgi alanlarına göre oluşacağı tahmin edilen bu uluslar, konuyu araştıran David Hughes’a göre insanlar üzerinde geleneksel ülke uluslarından daha çok etkide bulunacak. Yani bir diğer değişle 2027 yılına gelindiğinde insanlar coğrafi ülkelerinin değil dijital ülkelerinin yaşam tarzlarına adapte olacaklar. Bu belki ilk başta kulağa korkutucu gelebilir ancak tıpkı geçen ayki sayımızda bulunan Robotların Hükümdarlığı başlıklı konumuzda belirttiğimiz gibi teknolojik gelişmeler ile yaşanan toplumsal ve kültürel değişimlerin insanlığın yararına olduğunu zamanla görüyoruz çünkü o değişim en başında iyi kötü her şeyi ile birlikte geldiği ve kötü şeyler zamanla yok olup geriye iyi şeyler kaldığında anlıyoruz aslında 20 yıl önce yaşanan değişimin uzun vadede ne kadar faydalı
olduğunu. Dolayısı ile “insanlar coğrafi ülkelerinin değil dijital ülkelerinin yaşam tarzlarına adapte olacaklar.” Derken tıpkı bu sayımızda bulunan “Teknoloji Ulusları” başlıklı yazımızda bahsettiğimiz Sanal Özel Ülkeler’in oluşması ve bu ülkelerin kendi toplumlarını yaratması da uzun vadede fayda sağlayacaktır. Bunun en güzel örneğini Michigan Universitesi Profesörü Nicole Ellison veriyor. Ellison’a göre internetin 10 yıl sonraki hali bütün dünyanın birbiri ile bağlı olmasını sağlayacak. Bu şekilde farklı ırklar, kültürler, cinsler, dinler, politik görüşler birbirlerini daha iyi anlayacak ve insanlar birbirlerine karşı daha anlayışlı olarak dünyayı daha empati dolu bir yer haline getirecekler. İnsanlar şimdi bile Afrika’da aç yaşayan çocukları, elmas kölelerini, Orta Doğu’daki savaşlardan dolayı acı çeken aileleri internet sayesinde binlerce kilometre öteden bile görüp tepkilerini gösterebiliyorlar. Bu empatinin, paylaşımın ve sevginin artmasına sebep oluyor. Biz henüz fark edemesek bile. Belki çoğumuz bu tür paylaşımları görüp sadece yorum yazmakla kalıyoruz ancak bunları görerek gönüllü yardıma koşan insanların sayısı da fazla. Bu durumun insanlık arasında yayılması ile 10 sene içinde herkes tüm dünyanın daha iyi kriterlerde yaşaması adına çalışmalarda bulunacak.

15 YIL SONRA

Takvimler 2032’yi gösterdiğinde en büyük avantaj öğrenme kolaylığı olacak. Nesta firması CIO’su Matt Mead’e göre eğitim internet aracılığı ile tüm dünyanın en ücra köşesine bile yayılacak. Bu şekilde herkes internet üzerinden eğitimini alabilecek ve dünyadaki eğitimli, bilinçli insan sayısı artacak. Bu da toplumların daha seviyeli, bilgili, araştıran, karşılaştığı zorlukları güç yerine akıl yolu ile çözebilen hale gelmesini sağlayacak. Çıkarlar uğruna kullanılan cahil kitle zamanla yok olduğu için savaşlarda da gözle görülür azalma olacak.

Elbette zaman 15 yıl sonrası olunca “2030’da yerleşmiş oluruz” denilen Mars da konuya dahil oluyor. Eğer o zamana kadar bu başarılırsa benzer eğitim sistemi Mars üzerinde de görülebilecek. İo9’dan George Dvorsky’e göre o zamanlarda Mars’ta bile
internet bağlantısı bugünkü sağlamlığı ile bulunuyor olacak. Nitekim NASA 2012’den beridir ISS üzerinde internet erişimi konusunda testler yapıyor.

YIL OLMUŞ 2040…

Bu söylediklerimiz tahminlerden ibaret olsa da bilimsel gerçekler göz önüne alınarak yapılan araştırmaların çıktısıdır. Dolayısı ile bilinmez geleceğe umutla bakmak için elimizdeki en büyük araç. Elbette bu söylenenlerin aksi yaşanıp teknolojin gelişmesi, internetin güçlenmesi ve dünyanın en ufak noktasını bile kapsaması bizi mutlak sona da götürebilir. Her iki görüşün de gerçekleşmesi biz insanların elinde nihayetinde.

Gerçekçi olmak gerekirse 2040 yılına gelindiğinde bulunacağımız nokta iyi ile kötünün ortasında bir yerde olacak. Nitekim bundan 23 sene sonra artık alışkanlıklar ve değişen kültürler iyice yerine otururken onların yarattığı yeniliklere uyum sağlama süreci doğacak ta ki teknoloji çağı bizleri bırakıp insanoğlunu bir üst çağa (artık nasıl bir çağ olacaksa) emanet edene kadar. Bir şeyden eminiz ki tıpkı hayatta olduğu gibi İnternet de bir denge üzerine kurulacak ve hem iyisi hem de kötüsü bu alanda birbiriyle mücadele edecek.
Fakat tamamen özgür, bağımsız, kontrol edilmeyen ve kısıtlamalar uygulanmayan bir internetin dünyadaki akıllı insanlar sayesinde bizlere kötülüğünden çok daha büyük iyilikler getireceğine inanıyorum.

Alıntı; Hardware Plus 2017 Eylül Sayısı

Bir cevap bırakın