İyi Alışkanlıklar Edinmek İçin 5 İpucu

Uzun ve sağlıklı bir ömür sürmek, sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yapılacaklar aslında herkesin bildiği ve belki sürekli duymaktan neredeyse ezberlediği olgulardır. Alkol ve sigaradan uzak durmak, kaliteli ve düzenli uyumak, egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek… Sağlıklı beslenmek için kötü beslenme alışkanlıklarından vazgeçmek gerekir. Ama adı üstünde işte; alışkanlık. Alışkanlıklar bu kadar kolay değişebilseydi adları alışkanlık olmazdı zaten. Alışkanlıkları başka alışkanlıklarla değiştirmenin zamanı geldi. Bunun için siz Health&Fitness okuyucularına bu ay 5 öneri sunacağım.

1- Kahvaltı yapın

Sabah güne başlamanın daha iyi bir yolu yoktur. Cemal Süreyya boşuna mı demiş; “Yemek yeme üstüne ne düşünürsünüz bilmem ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı.” 8 saat uyudunuz, yatmadan iki saat öncede belki bir şeyler yediniz, 10 saattir açsınız, enerjiniz dibe vurmuş, kan şekeriniz düşük… Enerjinizi toplamak, kan şekerinizi düzene sokmak ve mutlu olmak için mutlaka kahvaltı yapın. Son dönemlerde pek çok söylem var; (Bakınız söylem diyorum çünkü gerçeklikleri ispat edilmemiş durumda) kahvaltı yapmayın en az 10 saat hatta daha iyisi 14 saat falan aç kalın diye. O kadar saat açlıktan sonra insanda ne sinir kalır, ne de enerji. İyi bir kahvaltı güzel günün anahtarıdır. Sofranızda yumurtanız, peyniriniz, mevsim yeşillikleriniz ve bir karbonhidrat kaynağınız (meyve- ekmek- yulaf) olsun. Böylece gün boyunca hem açlığınızı hem de porsiyonlarınızı daha kolay kontrol eder, bazı besinlerin aklınızı çelmesine izin vermezsiniz.

2- Yaşasın ılımlı kafein!

Çok fazla kafein tüketmek, kalp damar hastalıkları riskinizi ve kemik erimenizi arttırabilir hatta sizi sinirli ve huzursuz yapabilir. Ancak ılımlı miktarda kafein enerjinizi yükseltmeye, konsantrasyonunuzu arttırmaya ve aklınızın başka besinlere kaymasını engelleyebilir. Günde 2-3 fincan kahve veya 3-4 tane taze demlenmiş çay ılımlı kafein anlamına gelir. Kahve konusunda minik bir uyarı daha; şekersiz ve kremasız olmasına özen gösterin, taze süt ilave edebilirsiniz. Kahve ve çay sevmiyorsanız, bitki çaylarını soğuk veya sıcak olarak deneyebilirsiniz.

3- Evde yemek pişirin

Evde yemek yapmak inanın zor bir şey değil. Belki başlangıçta pişirilen miktar, saklama veya pratiklik açısından sorunlar yaşayabilirsiniz. Neler pişireceğinize karar verin (Kolay pişirebildiğiniz yemeklere öncelik verin) ve bu plana uygun alışveriş listenizi çıkarın. Zaman içinde pratikliğiniz elbette kendiliğinden gelişecektir. Bunun için birkaç tüyo; doğranmış soğan, dondurulmuş sebzeler, kuru baklagilleri önceden çokça haşlayıp dondurucuda tutmak benim uzun yıllardır uyguladığım bir kolaylıktır. Köfteyi bir kerede çokça yapıp dondurmaksa hayat kurtarıcı oluyor. Hafta sonu protein kaynağı olan bir sebze yemeği (dolma, fırında sebzeli köfte) pişirmek, pazartesi bazen salı bile hayatımı kolaylaştırıyor.

4- Haftanın bazı günleri, öğlen yemeğinizi evden getirin

Bu tüyo yemeğini her gün evinden götürenleri ilgilendirmiyor elbette. Bir kurumda çalışıyor ve her gün yemekhanede yemek yiyor olabilirsiniz veya her gün öğlen saatlerinde bugün ne yesek diye kara kara düşünüyor olabilirsiniz. Haftanın 5-6 günü evden işe yemek götürmek çok kolay değil ama haftada 2 gün evden yemek götürmek o kadar da zor değil. Evden yemek götürmek, dışarıda kalorisi yüksek besinlerden kaçınmanızı sağlar, daha az ve sağlıklı bir yağla pişmiş yemeği yemiş olursunuz ve ekonomiktir. Dışarıda satın aldığımız yemeklerin, evdeki muadillerine oranla en az %40 daha kalorili olduğunu unutmayın.

5- Hayatınızda sebze ve meyveye daha sık yer verin

Yaz aylarının şu son günleri meyve ve sebze açısından çok şanslı günler; şeftali, kavun, karpuz, üzüm, erik ve tabi ki domates, salatalık, kırmızı biberin şahane zamanlarından geçiyoruz. Her renk ve çeşitten meyve ve sebzeyi yiyin. Meyve salataları, dondurulmuş meyve, gün içinde söğüş sebze; vitamin ve antioksidan açısından zengin beslenmenizi sağlayacağı kadar, elinizin abur cubur yiyeceklere gitmesine de engel olur. Yazın sevdiğiniz meyveleri paketleyip dondurarak kışın da tüketebileceğinizi unutmayın.

Alıntı; Healt&Fitness Eylül 2017 Sayısı Dyt. Canan Aksoy yazısıdır.

Bir cevap bırakın